Hediye Levent ve Birol Başkan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile İsrail arasındaki ilişkileri derinlemesine ele alıyor. Bu yakınlaşmanın, bölgedeki güç dengelerini, özellikle de Türkiye'nin politikalarını doğrudan etkileyeceği vurgulanıyor.
İlişkilerin resmileşmesi 2020'deki İbrahim Anlaşmaları'na dayansa da, konuk Birol Başkan bu sürecin kökenlerini 1990'daki Irak'ın Kuveyt'i işgaline kadar götürüyor. Bu işgal, Arap milliyetçiliği ve Filistin kardeşliği duygusuna ağır bir darbe vurarak Körfez ülkelerinin kendi ulusal çıkarlarına yönelmesine yol açtı. Ayrıca Oslo Barış Süreci'nin İsrail ile ilişki kurma tabusunu yıktığı, Katar'ın bu konuda 1990'larda İsrail'le ticari ofis açacak kadar ileri gittiği belirtiliyor.
BAE'nin bu yakınlaşmadaki lokomotif rolü tartışılıyor. Hediye Levent, BAE'nin Arap milliyetçiliğinin içinin boşaldığını görerek yeni bir ulus-devlet anlayışıyla hareket ettiğini ve bölgede söz sahibi olmak için erken davrandığını öne sürüyor. Birol Başkan ise bu vizyonerlik görüşüne katılmamakla birlikte, BAE'nin asıl motivasyonunun Müslüman Kardeşler karşıtlığı ve bölgede vagon olmaktan kurtulup İsrail gibi küçük ama caydırıcı bir askeri ve teknolojik güce sahip olma isteği olduğunu savunuyor. Bu stratejide İsrail'in, özellikle savunma teknolojileri ve yapay zeka alanında, BAE için bir model teşkil ettiği ifade ediliyor. İran tehdidinin de ortak bir faktör olduğu ancak BAE'yi bu denli ileri götüren temel sebep olmadığı sonucuna varılıyor.
Bu yayın için izleyiciler toplamda 35 yorumda bulunmuş. 3945 defa izlenen yayın 338 kişi tarafından beğenilmiş.
Yorumların özeti: Bazı izleyiciler BAE'nin İsrail ile ilişkilerini ve konuğun tespitlerini eleştirirken, bir kısım izleyici yayını ve konuğu bilgilendirici bulup teşekkür ediyor. Ayrıca yayının tanıtımına yardımcı olacak öneriler, konuğun hitabetine yönelik eleştiriler ve kitap fiyatlarına dair bir yorum da bulunuyor.