Mavi Hat - 36 - Kıbrıs adası İsrail'in savunma üssü olur mu? Trump Hürmüz Boğazı'nı işgal eder mi?

15 Mar 2026

Yayın Özeti

Hediye Levent'in sunduğu programa, meslektaşı Nazar Erişkin ve dış politika analisti Reza Talebi konuk oldu. Programda, İran-ABD-İsrail geriliminin Doğu Akdeniz ve Kıbrıs Adası'na yansımaları ele alındı.

Konuşmada, İsrail'in Kıbrıs'ı kendi güvenlik konseptine entegre etme çabaları ve bu kapsamda Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ve Yunanistan ile imzalanan ikili/üçlü anlaşmalara değinildi. Kıbrıs'ın İsrail için bir askeri üsse dönüşüp dönüşmediği sorusu tartışıldı.

İngiliz egemen üssü Akrotiri'ye yönelik gerçekleşen ve Hizbullah'ın üstlendiği İHA saldırısı sonrası, GKRY lideri Hristodulidis'in çağrısıyla birçok AB ülkesinin (Fransa, Almanya, İspanya, İtalya, Hollanda) adaya hava ve deniz savunma unsurları gönderdiği belirtildi. Buna karşılık Türkiye'nin de Kuzey Kıbrıs'a F-16 ve hava savunma sistemleri konuşlandırdığı ifade edildi. Bu askeri yığınakların, adanın her iki tarafında da güvenlik kaygılarını ve ekonomik (özellikle turizm) endişeleri artırdığı vurgulandı.

Rıza Talebi, Dikelya'daki Ayios Nikolaos istasyonunun bölge için önemli bir istihbarat üssü olduğunu ve İngiltere tarafından kullanıldığını aktardı. İran'ın balistik füze menzilinin Kıbrıs'ı kapsadığı, ancak Türkiye'ye düşen füze kalıntılarının hedefin Türkiye olmadığını gösterdiği teknik bir analiz paylaştı. Savaşın genişlemesi için sahte bayrak senaryolarının da gündemde olduğu dile getirildi.

GKRY'nin, İngiliz üslerine yönelik saldırıyı tüm adaya ve dolayısıyla AB'ye yapılmış gibi lanse ederek Avrupa'yı sürece dahil etmeye çalıştığı yorumu yapıldı. Ayrıca, GKRY liderinin iç siyasetteki zayıflığı ve aşırı sağcı Elam partisiyle yakınlığının bu agresif dış politika hamlelerinde etkili olabileceği değerlendirmesi yapıldı.

Programın ilerleyen bölümlerinde Hürmüz Boğazı krizi derinlemesine masaya yatırıldı. ABD'nin bölgeye amfibi hücum gemisi USS Tripoli'yi göndermesinin, Hark Adası gibi stratejik noktalarda bir kara harekâtına işaret edebileceği ancak bunun İran için psikolojik bir darbe anlamına geleceği ifade edildi. İran'ın petrol ihracatının büyük kısmını engellemenin ABD'nin tek kazancı olabileceği, ancak İran'ın da boğazı tamamen kapatmasının kendi ekonomisine zarar vereceği için olası görülmediği belirtildi.

Almanya'nın savaşa dahil olma konusundaki mesafeli tutumunun, iç siyasetteki oy kaygıları, enerji krizi ve Ukrayna'ya verilen destekle ilişkili olduğu dile getirildi. Almanya'da İsrail politikalarına yönelik artan eleştirilere ve bunun toplumsal tartışmalara yansımasına da değinildi.

Program, İngiliz üslerinin varlığının Kıbrıs'ta yarattığı huzursuzluk ve protestolara ilişkin soruların yanıtlanması ve gelecek yayınlarda konunun detaylandırılacağının belirtilmesiyle sona erdi.

Youtube'ta aç

İzleyici yorumları

Bu yayın için izleyiciler toplamda 22 yorumda bulunmuş. 4402 defa izlenen yayın 502 kişi tarafından beğenilmiş.

Yorumların özeti: İzleyiciler yayın için teşekkür ediyor, emekleri takdir ediyor ve iyi dileklerini iletiyor. Bazı yorumlarda özellikle konuklar (Reza Talebi ve Nazar Erişkin) övülüyor. Birkaç yorumda İran-İsrail ilişkileri ve Türkiye'nin dış politikası hakkında analizler paylaşılıyor. Bazı izleyiciler dinlerken aynı anda başka işlerle meşgul olduklarını belirtiyor.