Hediye Levent ve konuğu Yektan Türkyılmaz, İran'daki gerilimler ve bölgesel gelişmeler ışığında dört parçadaki (Türkiye, Irak, İran, Suriye) Kürtlerin durumunu, siyasi tartışmalarını ve gelecek senaryolarını ele aldı. Yayın, Amerika'nın İran'daki Kürt gruplara yönelik silahlandırma teklifleri ve bunun bölgede yarattığı etkilerle başladı. Konuk, bu tekliflerin arkasındaki rejim değişikliği senaryosunu ve Trump yönetiminin hesap hatlarını analiz etti.
Suriye'deki Rojava deneyiminin Kürtler açısından büyük bir hezimet ve jeopolitik fırsatın kaçırılması olarak değerlendirildiği, Kürt-Arap ittifakının dağılmasının bölge için önemli bir kayıp olduğu vurgulandı. Tartışmada, Kürtlerin neden sürekli dış güçlerin aklına geldiği sorusuna yanıt arandı. Buna, Kürtlerin yaşadıkları ülkelerdeki istisna hali, kangrenleşmiş sorunları, politizasyon düzeyleri ve merkezi yönetimlerle çözüm arayışlarının sonuçsuz kalması gibi nedenler gösterildi.
Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) ve özellikle KDP'nin yükselen rolü, İran'daki gelişmelere karşı tavrını belirlemedeki etkisi ve Türkiye ile olan yakın ilişkileri masaya yatırıldı. İyi Kürt / Kötü Kürt politikalarının bölge devletleri tarafından nasıl araçsallaştırıldığı ve bunun Kürt siyasi gruplarının kendi kurumsal çıkarlarını ulusal çıkarın önüne geçirmesine nasıl yol açtığı eleştirildi. Kuzeyde (Türkiye'de) PKK merkezli yapının örgüt ulusluk olarak tanımlandığı ve toplumda yarattığı takatsizlik, alternatifsizlik ve güven kaybına dikkat çekildi.
Türkiye'deki Kürt meselesinin artık sadece Kürdistani değil, aynı zamanda bir Türkiye meselesi haline geldiği belirtildi. Mevcut siyasi iklimde kolektif hak taleplerinin geri çekildiği, ancak demokratikleşme, hukukun üstünlüğü ve ifade özgürlüğü gibi temel taleplerin Kürtlerin lehine mücadele verebilmesinin ön koşulu olduğu vurgulandı. Yayın, Kürtler arasında örgüt sınırlarını aşan yeni bir siyasi aklın filizlendiği, ancak bunun siyasi düzleme yansımasının zaman alacağı ve belirleyici değişimin kuzeyde (Türkiye'de) gerçekleşeceği değerlendirmesiyle sona erdi.
Bu yayın için izleyiciler toplamda 192 yorumda bulunmuş. 26188 defa izlenen yayın 1329 kişi tarafından beğenilmiş.
İşte yorumların özeti:
- Kürtlerin İran, Irak, Suriye, Türkiye, Azerbaycan, Kırgızistan ve Rusya'da yaşadığı, İslam ülkelerinin Kürtlere sahip çıkması gerektiği belirtiliyor.
- Rojava'da Kürtlerin kaybetmesine Apocu stratejinin sebep olduğu, siyasi partner olarak yola devam edilemeyeceği ifade ediliyor.
- Kürt hareketi ve savaşla ilgili iki tarafa eşit yaklaşılmadığı, Filistin-İsrail konusunda aynı objektifliğin gösterilmediği eleştirisi yapılıyor.
- ABD'nin bölgede işi düştüğünde Kürtleri düşünmesinin sebebinin Kürtlerin ezilmişlik edebiyatı yapması ve mandacılığı savunması olduğu, ABD ve İsrail'in piyonu olmaktan vazgeçilmediği sürece acıların devam edeceği belirtiliyor.
- SDG'nin dağıldığı tezinin doğru olmadığı, kendi coğrafyasında savunma gücü olarak varlığını koruduğu ifade ediliyor.
- Zelenskiy'nin Colani ile buluşmasının SDG ve Kürt halkına karşı kullanılmak üzere drone satışı amaçlı olduğu iddia ediliyor.
- Yayının başında ve sonunda beğenmeyi hatırlatma tavsiyesi, Yektan Türkyılmaz'ın daha fazla konuk alınması isteği dile getiriliyor.
- Yektan Türkyılmaz'a verdiği bilgiler için teşekkür ediliyor.
- Ortadoğu'da bir ülkeyi karıştırmak için emperyalistlerin aklına ilk gelen etnik yapının Kürtler olduğu, bunun Kürtler için utanç verici olduğu, siyasal Kürt hareketlerin barış iklimini yok ettiği belirtiliyor.
- Siyonist İsrail ile işbirliği yapılamayacağı, işbirliği yapılırsa bölgenin ikinci istenmeyeni olunacağı ifade ediliyor.
- Programın muazzam olduğu, teşekkür ediliyor.
- Strateji kavramına yönelik eleştiriler, Yektan'ın strateji kelimesini kullanmaması gerektiği yönünde yorumlar var.
- Kürtlerin kendi aralarında ulusal birliği kurmadıkları sürece özgür olma imkanının olmadığı, 40 milyonu aşkın bir halkın BM'de tanınmamasının büyük bir ayıp olduğu belirtiliyor.
- Kürt siyasi hareketinin mağdur kimliğinden çıkıp çevre ülkelerle normal diplomatik ilişki izlemesi ve özeleştiri yapması gerektiği ifade ediliyor.
- Yektan Türkyılmaz'ı dinlemenin zor olduğu, bilgi sahibi olduğu ancak ifade etmekte zorlandığı belirtiliyor.
- Türkiye'nin Irak'ta federasyona kayıtsız kalmasının yanlış olduğu, Rusların bile Kürt kazanımlarına karşı olduğu ifade ediliyor.
- KDP'nin YNK'nin cumhurbaşkanlığı makamına musallat olması eleştiriliyor.
- İran ve Türkiye'nin emperyalist niteliğinin vurgulanması gerektiği belirtiliyor.
- Kürtlerin sıkıntısının liderlerinden kaynaklandığı, ABD'nin bölgedeki ortağının Türkiye olduğu ifade ediliyor.
- ABD ve İsrail gidince ne olacağının düşünülmesi gerektiği, Türkiye'nin güçlü olduğu belirtiliyor.
- Ulusal özgürlüğün emperyalist finansmanla değil, halkın kendi maddi gücü ve enternasyonalist dayanışmasıyla mümkün olduğu, Kürt milliyetçilerinin pragmatist politikalarının kullanılmayı beraberinde getirdiği ifade ediliyor.
- Emperyalizmin Suriye'de BAAS rejimini yıkarak yerine İslamcıları getirdiği, YPG-SDG'nin emperyalist politikayı kabullendiği belirtiliyor.
- Rojava'nın başından itibaren emperyalizmin finanse ettiği bir proje olduğu, Kürt milliyetçiliğinin sınıfsal tercihlerinden dolayı emperyalist politikaların işbirlikçiliğini kabullendiği ifade ediliyor.
- Emperyalizmle işbirliğinin stratejik bağımlılık olduğu, taktik bir ilişki olmadığı belirtiliyor.
- Kürt milliyetçi hareketin ekonomik olarak emperyalizme bağımlı olmasının stratejik kararlarında bağımsız olamayacağı anlamına geldiği ifade ediliyor.
- ABD'nin Deyr-i Zor ve Rakka'nın ele geçirilmesi için YPG'yi kullandığı, Afrin'in bütçe karşılığında oligarşiye bırakıldığı belirtiliyor.
- Parayı emperyalizmin verdiği, düdüğü de onların çaldığı, Kürt milliyetçilerinin maaş karşılığında siyasal ve örgütsel bağımsızlığını ve Kürt halkının demokratik ulusal taleplerini verdiği ifade ediliyor.
- SDG-YPG'ye maaşların ABD Senatosu'ndan çıkan bütçeyle ödendiği, çürümenin sadece siyasi alanda değil örgüt içinde de sürdüğü belirtiliyor.
- Kürtlerin emperyalizmin maşası olmaya hevesli olduğu, sonuçlarına katlanılması gerektiği ifade ediliyor.
- Kürtlerin parçalanmasının üzücü olduğu, birlik beraberlik içinde ortak adım atamadıkları için zorluklar yaşandığı belirtiliyor.
- Kaliteli program için teşekkür ediliyor.
- PKK ve uzantılarının Kürtleri temsil etmediği, Kürdistan'ı kendilerinin yönetmek istedikleri ifade ediliyor.
- Yektan Türkyılmaz'ın hem kimlik siyasetini eleştirip hem de aynen kimlik siyaseti yapanlar gibi konuştuğu, samimi bulunmadığı belirtiliyor.
- Kürtlere koç başı ya da piyon demenin siyasetten anlamamak ya da bilerek aşağılamak olduğu ifade ediliyor.
- Hediye Levent'in Türkiye'de Kürtler, PKK, DEM Parti ve Kürt realitesi hakkındaki fikirlerinin kahvedeki amcadan öte olmadığı belirtiliyor.
- PKK'nin hataları olduğu ancak Kürtlerin ulus olmaktan kaynaklı haklarının basitleştirilip yok sayıldığı, bunun Kürt karşıtlığına dönüştüğü ifade ediliyor.
- Devletin özel savaş ağzıyla konuşmanın doğru bir gazetecilik yapmadığı, bulgulara dayanarak yorum yapılması gerektiği belirtiliyor.
- Devlet yatırım yapıyor PKK gelip yıkıyor söyleminin palavra olduğu ifade ediliyor.
- Apocu paradigma yerle bir edilmeden Kürtlerin payına hep kölelik ve katliam düştüğü belirtiliyor.
- Hiçbir partinin Kürt halkının çıkarlarını savunmadığı, özellikle Türkiye'de siyaset yapan sözde Kürtçülerin bunu yapmadığı ifade ediliyor.
- Kürt siyaseti yapınca hain, kendileri yapınca ittifak sayıldığı belirtiliyor.
- Kürtlerin hiçbir zaman birleşmediği için bölünmedikleri, millet olma bilincinin zamanla geliştiği ifade ediliyor.
- Kürt kültüründe millet olmada bir geçmiş olmadığı, genelde aşiret olarak yaşandığı belirtiliyor.
- Kürtlerin kendi aralarında ulusal birliği kurmadıkları sürece parçalanmışlıktan ve özgür olmaktan söz edilemeyeceği ifade ediliyor.
- Kürtlerin piyon oldukları söyleminin patolojik bir sorun olduğu, Kürtlerin bu çamura cevap vermek zorunda olmadığı belirtiliyor.
- Yektan Türkyılmaz'ın yorumlarının altın değerinde olduğu ve gerçeğin aynası olduğu ifade ediliyor.
- Yayın için teşekkür ediliyor.
- DEM Parti'nin Öcalan'ı kurtarma partisi gibi davrandığı belirtiliyor.
- Halkların kardeşliğinin kocaman bir yalan olduğu, Kürt tasfiyesi anlamına geldiği ifade ediliyor.
- Suriye'de Kürtlerin hiçbir kazanımının olmadığı, büyük bedeller ödedikleri ve Araplara satıldıkları belirtiliyor.
- Kürt partilerinin halkın önünde olmadığı, halkı kullandıkları ifade ediliyor.
- Yayının çok güzel olduğu, teşekkür ediliyor.
- Yektan Türkyılmaz'ın olaylara ve tarihe bakış açısının benzersiz olduğu, ufuk açıcı olduğu belirtiliyor.
- Programın çok düzeyli olduğu, bilgi aktarımı açısından televizyon kanallarının yanında solda sıfır kaldığı ifade ediliyor.