Hediye Levent'in sunuculuğunda gerçekleşen programda, Irak Kürdistan Bölgesi'ndeki siyasi yapılar, KDP (Kürdistan Demokrat Partisi) ve KYB (Kürdistan Yurtseverler Birliği) arasındaki ilişkiler ve tarihsel süreç ele alındı. Programın konuğu Perver olarak belirtildi.
Konuşmada öncelikle Türkiye'de Kürt meselesinin algılanış biçimine değinildi. Sahadaki tüm silahlı ve siyasi grupların PKK ile aynıymış gibi görüldüğü, ancak gerçekte ciddi bölünmeler olduğu vurgulandı. KDP'nin Erbil merkezli olarak Türkiye ile uzun süre PKK'ya karşı istihbarat ve saha desteği verdiği, KYB'nin ise Süleymaniye merkezli olarak PKK ile her zaman iyi ilişkiler içinde olduğu belirtildi. Süleymaniye'nin PKK'lıların tedavi edildiği ve dinlendiği bir yer olduğu, ancak yakın zamana kadar PKK'lıların Erbil'e ve Bedinan bölgesine giremediği ifade edildi.
Erbil ve Süleymaniye arasındaki ayrımın sadece siyasi değil, aynı zamanda kurumsal ve idari olduğu, Erbil'den Süleymaniye'ye geçişte ayrı bir gümrük ve kontrol noktasından geçilmesi gerektiği anlatıldı. İki bölge arasında ortak politika üretilemediği, ortak bütçe kullanılamadığı ve maaşların düzenli ödenemediği belirtildi. Bir tarafın Türkiye ve ABD'ye yakın, diğer tarafın ise İran'a yakın olduğu, sahada sık sık karşı karşıya geldikleri ifade edildi. Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nde yaklaşık 1,5 yıla varan süredir parlamento seçimleri yapılmasına rağmen hükümetin kurulamadığı dile getirildi.
Peşmerge kavramının anlamı üzerinde duruldu. Peş kelimesinin Kürtçede ön anlamına geldiği, merd veya mirin kelimesinin ise ölüm anlamına geldiği, peşmerge kelimesinin ölümün önünde koşan anlamına geldiği açıklandı. 1946'da Kürdistan Cumhuriyeti ile birlikte peşmerge ordusunun kurulduğu ve yaklaşık 100.000 kişiden oluştuğu belirtildi.
1947'de İngiliz ve Sovyet ordularının İran'dan çekilmesinin ardından İran ordusunun Kürdistan Cumhuriyeti'ni yıktığı, Kazım Ahmet ve arkadaşlarının idam edildiği, diğerlerinin cezaevine atıldığı anlatıldı. Mustafa Barzani'nin yaklaşık 500 peşmergeyle Sovyetler'e sığındığı ve 1947'den 1958'e kadar peşmerge mücadelesinin rafa kaldırıldığı ifade edildi.
1958'de Irak'ta devrim olduğu ve Mustafa Barzani'nin Sovyetlerden Bağdat'a gelerek yeni Irak hükümetiyle görüşmelere başladığı, Kürtlere resmi haklar ve Kürtçenin ikinci ana dil olacağı sözünün verildiği, ancak müzakerelerin sonuç vermediği belirtildi.
1961'de Eylül Devrimi'nin başladığı ve peşmerge mücadelesinin yeniden başlatıldığı, bu mücadelenin 1970'e kadar sürdüğü anlatıldı. 1970'te 10 Mart Anlaşması'nın yapıldığı, Saddam Hüseyin'in helikopterle Mustafa Barzani'nin karargahına indiği ve anlaşmanın imzalandığı ifade edildi.
1975 Cezayir Anlaşması'na giden süreçte Türkiye'nin İran ve Irak'ın yakınlaşmasına destek verdiği, anlaşma sonucunda Kürtlerin mücadelesine son verileceğinin kararlaştırıldığı belirtildi. Bu süreçte yaklaşık 80.000-100.000 peşmergenin silahlarını bırakıp evlerine gittiği, büyük bir yenilgi ve hayal kırıklığı yaşandığı ifade edildi. Mustafa Barzani'nin ailesi ve yakın arkadaşlarıyla İran'a yakın Kereç kentine yerleştiği, 1979'da ABD'de vefat ettiği anlatıldı.
Celal Talabani'nin liderliğindeki Kürdistan Yurtseverler Birliği'nin (KYB) 1975'te Şam'da kurulduğu, kuruluşundan hemen sonra KDP ile ciddi anlaşmazlıklar başladığı belirtildi. 1979-1980'lerde Irak Kürdistan'da yeniden silahlı mücadele başladığı, KDP ve KYB arasında ilk ciddi çatışmanın 1980'de başladığı ifade edildi.
Celal Talabani'nin ayrılık neden
Bu yayın için izleyiciler toplamda 0 yorumda bulunmuş. 0 defa izlenen yayın 0 kişi tarafından beğenilmiş.