Hediye Levent, gazeteci Hale Gönültaş'ı ağırladığı yayında, Suriye'nin kuzeydoğusundan Irak'a nakledilen IŞİD militanlarının akıbetini, kadın ve çocukların durumunu ve Türkiye'ye olası dönüş süreçlerini ele aldı. Gönültaş, Ocak 2026'da Ankara, Şam, Washington ve Bağdat arasında varılan mutabakatla, Suriye'deki kamplardan yaklaşık 5200 erkek IŞİD militanının Bağdat'a sevk edildiğini aktardı. Bu militanların arasında Suruç ve Gar katliamları gibi Türkiye'yi derinden yaralayan eylemlerin fail ve planlayıcılarının da bulunduğu belirtildi.
Irak'taki yargılama sürecinin belirsizlikler taşıdığı, Avrupa ülkelerinin idam cezası endişesiyle vatandaşlarının Irak'ta yargılanmasına karşı çıktığı ifade edildi. Türkiye'nin ise kendi vatandaşlarını alıp yargılama konusunda kararlı olduğu, ancak Türkiye'de sadece Türkiye topraklarında işlenen suçlardan yargılanabildikleri için Irak ve Suriye'deki eylemlerden dolayı etkili cezalar verilemediği vurgulandı. Bu nedenle uluslararası bir mahkeme kurulmasının daha adil olabileceği, ancak birçok ülkenin istihbarat faaliyetlerinin ortaya dökülmesini istemediği için buna yanaşmadığı değerlendirmesi yapıldı.
Kadın ve çocukların durumu ayrıntılı olarak masaya yatırıldı. El-Hol ve El-Roş kamplarından kaçan veya nakledilen kadınların bir kısmının İdlib'e giderek HTŞ militanlarıyla evlendiği, bir kısmının ise Türkiye'ye dönüş konusunda endişeli olduğu aktarıldı. Kamplarda doğup büyüyen çocukların şiddet sarmalı içinde yetiştiği, silahlı eğitim aldığı ve normal hayata adapte olmalarının son derece zor olduğu belirtildi. Hale Gönültaş, Irak'tan getirilen bir grup çocuğun ailelerine teslim edildikten kısa süre sonra yaşadıkları uyum sorunları nedeniyle intihar ettiğini paylaşarak, rehabilitasyon programlarının hayati önemine dikkat çekti.
Türkiye'de radikalleşmeyle mücadele ve rehabilitasyon konusunda ciddi bir program ve altyapı eksikliği olduğu vurgulandı. Türkiye'ye yasal veya kaçak yollarla giren IŞİD mensuplarının ve ailelerinin, özellikle kırsal bölgelerde örgütlü bir şekilde yaşamaya devam ettiği, ekonomik olarak ayakta kaldıkları ve bacı evleri gibi sistemlerle kadınların istismar edilebildiği ifade edildi. Yalova örneğinde olduğu gibi, bu yapılanmaların ciddi güvenlik tehditleri oluşturabileceği uyarısı yapıldı.
Program, izleyicilerden gelen soruların yanıtlanması ve gazeteciliğin bu zor konulardaki etik sorumluluğunun tartışılmasıyla sona erdi. Hale Gönültaş, gelişmeleri kısadalga.com üzerinden takipçileriyle paylaşmaya devam edeceğini belirtti.
Bu yayın için izleyiciler toplamda 79 yorumda bulunmuş. 8354 defa izlenen yayın 709 kişi tarafından beğenilmiş.
Yorumların özeti şu şekildedir:
- Teşekkür ve takdir: Birçok izleyici, Hediye Levent ve Hale Gönültaş'a yayın için teşekkür eder, bilgilendirici bulur ve emeklerini över.
- Endişe ve eleştiri: Türkiye'ye gelen IŞİD mensuplarının güvenlik riski oluşturduğu, kadın ve çocukların durumunun tehlikeli olduğu, rehabilitasyon konusunda yetersizlik yaşandığı belirtilir. Bazı yorumlar, bu kişilerin ülkeye alınmaması veya sıkı denetim altında tutulması gerektiğini savunur.
- Dış güçler ve komplo teorileri: ABD, İsrail ve diğer dış güçlerin IŞİD, PKK gibi örgütleri desteklediği, Suriye'deki olayların planlı olduğu iddia edilir. Özellikle Colani'nin ödüllüyken Suriye'ye cumhurbaşkanı yapılması eleştirilir.
- Yargı ve hukuk süreci: IŞİD militanlarının yargılanması, uluslararası mahkeme tartışmaları, idam cezası endişeleri ve Türkiye'deki yargı sürecinin yetersizliği dile getirilir.
- Kadın ve çocuklar: Kamplardaki kadın ve çocukların durumu, çocukların radikalleşmesi, vatandaşlık sorunları ve travmaları üzerinde durulur. Bazı yorumlar, çocukların masum olduğunu ancak eğitim ve rehabilitasyon gerektiğini vurgular.
- Programın içeriği ve sunum: Yayının kapsamlı ve aydınlatıcı olduğu belirtilirken, sunucunun uzun konuşması veya konuğun dağınık anlatımı gibi eleştiriler de yer alır.
- Güncel olaylarla bağlantı: Yayından sonra İsrail konsolosluğuna yapılan saldırı, IŞİD'in hala aktif olduğu ve Türkiye'de yapılanmasına dair endişeler dile getirilir.
- Dini ve ideolojik yorumlar: Bazı izleyiciler, Müslümanlara yönelik ayrımcılığı eleştirirken, kimsenin dini veya milliyeti nedeniyle hedef alınmaması gerektiğini savunur. Diğerleri ise IŞİD'in İslam'ı saptırdığını ve dini kullanarak vahşet yaptığını belirtir.