Hediye Levent'in sunuculuğunda, gazeteci Sarkis Kassargian ve dış politika yorumcusu Suat Delgen ile Güney Kafkasya, özellikle Ermenistan'daki son gelişmeler konuşuldu. Türkiye-Ermenistan ilişkilerindeki buzların erimesi, sınır kapısının açılması ve ticaretin başlaması gibi adımlar ele alındı. Ayrıca, Ermenistan'ın Avrupa Birliği ülkelerinin gündemine gelmesi, bunun Orta Koridor meselesiyle bağlantısı ve ABD-Avrupa Birliği arasındaki gerilimler tartışıldı.
Ermenistan'ın Avrupa Birliği ile ilişkilerinin gelişmesinin, Rusya ile ilişkilerinin gerilmesi anlamına geldiği vurgulandı. Bu sürecin, 2020 ve 2023 Karabağ Savaşları'nda Rusya'nın tavrı ve Ermenistan'ın beklentilerini karşılamamasıyla başladığı belirtildi. Azerbaycan'ın daha önceden Rusya ekseninden kopma çabasına karşın, Ermenistan'ın bu adımı atmasının, jeopolitik güçsüzlüğü nedeniyle daha dikkat çekici olduğu ifade edildi.
Rusya-Ukrayna Savaşı'nın, Rusya'nın tüm kaynaklarını savaşa aktarması ve Ermenistan'a silah sözleşmelerini yerine getirememesi gibi nedenlerle bölgedeki etkisini azalttığı değerlendirildi. Ermenistan'ın bu durumu fırsat bilerek ilişkilerini Avrupa Birliği ve Amerika'ya yönlendirdiği, ancak Türkiye ile normalleşme olmadan bu ilişkilerin anlamlı olmayacağı vurgulandı. Hindistan'ın Ermenistan için alternatif bir silah tedarikçisi olarak ortaya çıktığı belirtildi.
Paşinyan'ın gelişiyle birlikte Ermenistan'ın Avrupa'ya yöneldiği, ancak Rusya ile ilişkilerini kesmek gibi bir hedefi olmadığı ifade edildi. Rusya'nın 2020 savaşında Ermenistan'ı terbiye etmek için Azerbaycan'ı kullandığı yorumu yapıldı. Ermenistan'ın Rusya'ya alternatif olarak Türkiye ve Azerbaycan ile normalleşmeyi gördüğü, bunun jeopolitik bir zorunluluk olduğu savunuldu.
Rusya'nın Ermenistan'a sattığı gazın fiyatı ve bu satıştan elde edilen kârın çoğunun, Rusya'ya ait olan Armenprom şirketi aracılığıyla Rusya'ya gittiği detaylandırıldı. Azerbaycan veya İran'ın da benzer koşullarda gaz satabileceği ve bunun jeopolitik bir avantaj sağlayacağı ifade edildi.
Gürcistan'daki siyasi durumun Ermenistan için kritik olduğu, Avrupa Birliği'nin Gürcistan'ın Rusya'dan kopmasının ardından Ermenistan'a yöneldiği belirtildi. Batı modelinin yeni nesil için daha çekici olduğu ve dil tercihlerinden teknoloji kullanımına kadar bu eğilimin gözlemlendiği aktarıldı.
ABD ve Avrupa Birliği'nin Ermenistan üzerindeki etkisi karşılaştırıldı. Avrupa Birliği'nin güvenlik garantisi verme kapasitesinin zayıf olduğu, bu nedenle Ermenistan'ın ABD'yi tercih etmesinin daha mantıklı olduğu değerlendirildi. Orta Koridor'un kapasitesinin abartıldığı, kuzey koridorunun ancak %6'sına denk geldiği ve Hazar Denizi'ndeki ekolojik sorunlar nedeniyle sürdürülebilir olmadığı ifade edildi. Trump Yolu'nun ise siyasi bir jest olduğu yorumu yapıldı.
Türkiye-Ermenistan normalleşmesinde Türkiye'nin yavaş hareket etmesinin nedenleri tartışıldı. Azerbaycan içindeki Rusya yanlısı oligarkların süreci tıkadığı, Türkiye'nin bu konuda geç kaldığı ve kendi çıkarlarını öncelemesi gerektiği vurgulandı. Türkiye'nin, Avrupa Birliği'ne karşı elini güçlendirmek için Ermenistan kartını kullandığı ve Rusya ile olan dengeli politikasını bozmak istemediği yorumu yapıldı.
Programın sonunda, Ermenistan'da yapay zeka bakanlığı kurulduğu ve yarı iletken üretiminde önemli bir konuma geldiği bilgisi paylaşıldı. Paşinyan'ın seçimleri kazanmasının garanti olmadığı, Avrupa Birliği yanlısı olmanın Paşinyan yanlısı olmak anlamına gelmediği ifade edildi.
Bu yayın için izleyiciler toplamda 20 yorumda bulunmuş. 2131 defa izlenen yayın 303 kişi tarafından beğenilmiş.
Yorumlar genel olarak yayın için teşekkür, iyi yayınlar dileği ve beğeni ifadelerinden oluşuyor. Bazı yorumcular Hediye Levent'in yayın sunumundaki kibarlığını ve konuklarla interaktif yayın yapısını takdir ediyor. Ayrıca Paşinyan'ın raks etmesiyle ilgili esprili bir yorum da bulunuyor.