Hediye Levent, Tanrı Ortadoğu'yu Yarattı serisinin İslam Klasikleri alt başlıklı ikinci bölümünde konuk olan Prof. Dr. Mehmet Azimli ile Taberi ve onun tarih eseri üzerine bir söyleşi gerçekleştiriyor. Program, Taberi'nin kim olduğu, neden bu kadar önemli bir tarihçi kabul edildiği ve eserlerinin günümüz için değeri üzerine odaklanıyor.
Mehmet Azimli, Taberi'yi İslam tarihinin aşılamamış, Herodot'u kabul edilen en büyük tarihçilerinden biri olarak tanıtıyor. Taberi'nin hem büyük bir tarih kitabı (Tarih'ül-Ümem ve'l-Mülük) hem de 40 ciltlik bir tefsir yazdığını belirtiyor. Onun en önemli özelliğinin, dönemindeki diğer birçok tarihçinin aksine, devletten bağımsız (babasından kalan mirasla geçindiği için) ve objektif bir şekilde, kendi onaylamadığı rivayetler de dahil olmak üzere eline geçen tüm bilgileri eserine aktarması olduğunu vurguluyor. Bu tutumu, özellikle kendi döneminde Hanbeli/Selefi çevrelerden büyük baskı, şiddet ve tehdit görmesine neden olmuştur. Evi taşlanmış, öğrencileri engellenmiş ve mezhebi (Ceririye) yok edilmiştir.
Taberi, eserinde Hz. Adem'den 915 yılına kadar olan dönemi kronolojik bir sistemle anlatır. İslam öncesi dönemde daha çok Farsça kaynaklardan, İslam sonrası dönemde ise yaptığı ilim seyahatlerinden (rehle) topladığı sözlü rivayetlerden faydalanmıştır. Azimli, Taberi'nin eserinin, Ortadoğu'yu anlamak isteyen sadece ilahiyatçıların değil, tarihçilerin, siyaset bilimcilerin, gazetecilerin ve diplomatların da mutlaka başvurması gereken temel bir kaynak olduğunun altını çizer. Çünkü bu eser, bölgenin sosyal, mezhepsel ve siyasi derinliklerine ışık tutmaktadır.
Programda ayrıca, Taberi'nin eserlerinin orijinal nüshalarının dünyanın çeşitli kütüphanelerinde bulunduğu, ilk matbaa baskılarını oryantalistlerin yaptığı, ancak Türkiye'de uzun süre sadece özet çevirilerin bulunduğu, tam ve titiz bir çevirinin ilk defa Mehmet Azimli editörlüğünde yapılmakta olduğu bilgisi paylaşılıyor. 10 cilt planlanan eserin 9 cildinin tamamlandığı belirtiliyor.
Söyleşinin son bölümünde, Taberi'nin Bağdat'ta unutulmuş, bakımsız ve bir tarikat bahçesinde kalmış mezarının hikayesi anlatılarak, büyük bir alimin yaşadığı zorluklara dikkat çekiliyor. Soru-cevap kısmında ise izleyicilerden gelen, İbn İshak ve İbn Hişam gibi diğer tarihçiler, çevirilerin güvenilirliği, oryantalist çalışmalar ve Ali Şeriati gibi konulara değiniliyor.
Bu yayın için izleyiciler toplamda 136 yorumda bulunmuş. 19272 defa izlenen yayın 974 kişi tarafından beğenilmiş.
Yorumların özeti:
- Bir kullanıcı, mevcut Kur'an'ın 1924'te düzenlendiğini, 1936'da Mısır Kralı Faruk tarafından süzgeçten geçirildiğini ve ayetlerin bir kısmının Nil Nehri'ne atıldığını iddia ediyor. Ayrıca Taberi ve babasının İranlı Yahudi olduğunu, tefsirlerin büyük kısmını Salman Al Farisi ve Ka'ab Ahbar'ın yazdığını öne sürüyor.
- Bir kullanıcı, Bahriye Üçok, Mehmet Azimli, İsrafil Balcı, Mustafa Öztürk ve Şahin Filiz gibi isimlere teşekkür ediyor.
- Bir kullanıcı, yayını değerli bulduğunu ve Taberi'nin eserini almak istediğini belirtiyor.
- Bir kullanıcı, Hüsameddin Çelebi çevirisinin erken Osmanlı dönemine ait olup olmadığını soruyor.
- Bir kullanıcı, programda Taberi'nin yahudi kökenli olduğunun ve israiliyatı aktardığının belirtilmesi gerektiğini düşünüyor.
- Bir kullanıcı, Hanbelileri aşağılamanın ilimle bağdaşmadığını savunuyor ve Taberi'nin İslam'ın büyük bir alimi olduğunu söylüyor.
- Bir kullanıcı, Taberi'nin Türkçeye çevrilmediği iddiasının yanlış olduğunu belirtiyor.
- Bir kullanıcı, programı beğendiğini ve dokunulmaz konulara girilmesini takdir ettiğini ifade ediyor.
- Bir kullanıcı, Taberi sayesinde İslam'ı anladığını ve eserlerinin çevrilmemesinin sebebinin İslam devletlerinin işine gelmemesi olduğunu söylüyor.
- Bir kullanıcı, Mehmet Azimli ve benzeri isimlerin bilgi deryası olduğunu ancak mevcut siyasi rejim tarafından sevilmediğini belirtiyor.
- Bir kullanıcı, Taberi'nin dilinin uzatılmaması gerektiği yönünde espri yapıyor.
- Bir kullanıcı, kaynaklarının ne olduğunu ve bu kadar detaylı yazabilmesinin rivayetperestlikten kaynaklandığını sorguluyor.
- Bir kullanıcı, videoda Hanbelilere yönelik zulüm iddialarının abartıldığını, olayın Ahmet b. Hanbel taraftarlarının Taberi'ye saldırmasından ibaret olduğunu söylüyor.
- Bir kullanıcı, programın güzel olduğunu ancak tercüme konusunun ağırlıkta olduğunu, Taberi'nin düşüncesini irdeleyen bir program yapılmasını öneriyor.
- Bir kullanıcı, Taberi'nin yazdıklarını savunurken benim kabul ettiğim anlamına gelmese de demesinin Abbasilerin hoşuna gitmeyecek şeyleri yazdığı anlamına gelip gelmediğini sorguluyor.
- Bir kullanıcı, İslam tarihinin ilk yüzyılındaki kavgalar, tahrifatlar ve Kur'an'ın toplanma sürecindeki sorunlar hakkında sorular yöneltiyor.
- Bir kullanıcı, yayının kötü olduğunu ve eserin içeriğinin anlatılmadığını belirtiyor.
- Bir kullanıcı, Talibân'ın Hanbeli değil Hanefi olduğunu belirterek bir eleştiri yapıyor.
- Bir kullanıcı, bir sonraki programda Taberi, İbn Hişam ve İbn İshak'ın yazdıklarının rivayete dayalı olup olmadığının sorulmasını istiyor.