İsrail

Türkiye, Yemen'de savaşa mı sürükleniyor? Güvenlik/Dış Politik yorumcusu Reza Talebi ile konuşuyoruz

13 Eyl 2026

Yayın Özeti

Yayın, Hediye Levent'in sunuculuğunda gerçekleştirilmiştir. Konuk olarak dış politika ve güvenlik yorumcusu Rıza Talebi katılmıştır.

Yayının ilk bölümünde, Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırıları ve Yemen içindeki çatışmaların alevlenmesiyle birlikte Türkiye'de savaşa sürüklenir mi? şeklindeki tartışmalar ele alınmıştır. Türkiye'nin bu meseleye dahil olması, Mekke Anlaşması'nın imzalanmasıyla gündeme gelmiştir. Mekke Anlaşması'nın tarafları Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'dır. Anlaşmada NATO'nun 5. maddesine benzer bir ifade yer almaktadır; üç imzacı ülkeden herhangi birine yönelik saldırı diğer ikisine de yapılmış sayılacaktır.

Türkiye'nin Yemen'de savaşa girmeyeceği, en azından şu aşamada girmeyeceği belirtilmiştir. Bunun nedenleri arasında Mekke Paktı imzacısı üç ülkenin askeri tedbir durumunda oy birliğiyle ortak karar alması gerekliliği ve Pakistan'ın askeri senaryoların gündeminde olmadığını açıkça beyan etmesi gösterilmiştir. Suudi Arabistan'ın bile Husilere yönelik sadece iki hava saldırısı yaparak düşük profilli kalması, gerginliği tırmandırmak istemediğini göstermektedir.

Mekke Anlaşması'nın askeri bir anlaşma olmadığı, diplomatik yönünün ağırlıklı olduğu vurgulanmıştır. Bu diplomatik yön, özellikle İran'a yönelik bir diplomatik baskı anlamına gelmektedir. Bölgenin üç önemli ülkesi (Türkiye, Suudi Arabistan, Pakistan) İran'a Artık senin de değişmen, dönüşmen gerekiyor. Bölgede yeni bir ekonomik çıkarlara dayalı siyasi ittifaklar dönemi başladı. Tansiyonu düşürmen lazım mesajı vermektedir.

Yemen'deki durumun nasıl bu noktaya geldiği detaylı olarak açıklanmıştır. Yemen'deki mesele 2011'deki Arap ayaklanmasıyla başlamış, 2014 yılında iç savaşa evrilmiştir. Suudi Arabistan 2014 yılında bir askeri koalisyon oluşturarak Yemen'e müdahale kararı almıştır. Bu koalisyonda Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır öne çıkmıştır. Ancak Yemen bataklığa dönmüş, Mısır çekilmiş, Suudi Arabistan askeri varlığını azaltmıştır.

Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri bölgesel çıkarlar sebebiyle karşı karşıya gelmiştir. BAE, Yemen'in güneyinde Güney Geçiş Konseyi'ni kurmuş, Yemen fiilen ikiye bölünmüştür. Suudi Arabistan BAE'yi Yemen'den çıkmaya zorlamış, sonunda BAE alelacele Yemen'den çekilmiştir. Bu çekilme sonrasında BAE destekli Güney Geçiş Konseyi'nin önemli adamları dağılmış, bir kısmı ülkeden kaçmıştır.

Suudi Arabistan 2022 yılında Husilerle Birleşmiş Milletler arabuluculuğunda bir ateşkes yapmıştır. Bu ateşkes Husiler açısından da önemliydi çünkü Husiler uluslararası toplumda terör listesinde yer almakta ve ambargoludur. Yemen'de korkunç bir insani kriz yaşanmaktadır.

Gazze Savaşı başladıktan sonra Husiler, Babül Mendeb'ten İsrail'e ait, İsrail bayrağı taşıyan, İsrail limanlarına giden gemilerin geçemeyeceğini duyurmuştur. Husilerin temel amacı yerel ve bölgesel bir güç olarak seslerini duyurmaktır.

Husilerin Babül Mendeb'i ele geçirme süreci anlatılmıştır. Husiler önce Mayyun Adası'nı almış, ardından Perim Adası'nı kontrol etmiştir. Perim Adası Babül Mendeb Boğazı'nın kontrolü açısından kritik bir noktadır. Hükümet güçlerine geri çekilin emri verilmiş, Husiler Babül Mendeb'in tamamen kontrolünü ele geçirmiştir. Husiler seyrüseferin normal olduğunu, uluslararası topluma tehdit olmayacaklarını ve geçiş ücreti alma niyetlerinin olmadığını açıklamıştır.

Aksios'un haberine göre Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman iki kere Trump'ı arayarak Husileri vur demiş, ancak Trump bunu reddetmiştir. Amerikan Dışişleri Bakanlığı yetkilileri de bu savaşa karışmak istemediklerini belirtmiştir. Trump, Husilerin de kendisini aradığını ve bu savaşın dışında kalmalarını istediklerini söylemiştir.

Husiler güney Suudi Arabistan'da Yemen sınırına yakın bir askeri üssü vurduklarını duyurmuştur. Bu saldırılar sonucunda en az 80.000 kişi yaşadığı yerlerden kaçmıştır. Son 10-15 günde 500'den fazla insanın öldüğü belirtilmektedir.

Husilerin zaferinin karşı tarafın zayıflığıyla perçinlendiği vurgulanmıştır. Suudi Arabistan destekli hükümet güçleri birkaç saatte dağılmış, çekil emri verilmeseydi de dağılacaklarmış gibi görünmektedir. Suudi Arabistan'ın desteklediği Güney Yemen'deki silahlı ve siyasi yapılar toparlanamamıştır. Husiler ise savaş tecrübesi, eğitim ve basit etkili silah üretimi konusunda üstündür. Husilerin elinde Samet 3 denilen 1500 km menzilli füze bulunmaktadır.

Rıza Talebi'nin katılımıyla İran'ın ve Husilerin neden Suudi Arabistan'ı hedef aldığı tartışılmıştır. Doğu-batı petrol hattı denilen Suudi Arabistan içindeki petrol taşıma hattı Husiler tarafından vurulmuştur. Suudi Arabistan tedbiren hattı kapatmış, bu da uluslararası piyasaya %4 oranında daha az petrol sevkiyatı anlamına gelmektedir. Yambu limanının günlük kapasitesi yaklaşık 4 milyon varildir. Dünya piyasalarına 4 milyon varil daha az petrol sevkiyatı yapılmaktadır. Ortadoğu'daki günlük petrol sevkiyatı 22 milyon varilken şu anda 6-9 milyon varile düşmüştür.

İran ve Suudi Arabistan meselesinin çok büyük bir mesele olduğu, hiçbir zaman tam olarak anlaşamadıkları belirtilmiştir. 1980, 2001 ve 2023'te anlaşmalar olmuş, en son Pekin'de bir anlaşma yapılmıştır. Ancak bu anlaşmalar güvenlik, casusluk ve ekonomik çapta olmuştur, Husiler ciddi şekilde konuşulmamıştır.

Husilerin diğer İran'ın proxi grupları gibi ol

Youtube'ta aç

İzleyici yorumları

Bu yayın için izleyiciler toplamda 103 yorumda bulunmuş. 27694 defa izlenen yayın 975 kişi tarafından beğenilmiş.

Yorumların bir kısmı Hediye Levent ve konuğu Rıza Talib'e teşekkür edip yayını faydalı bulduğunu belirtiyor, bazıları ise Hediye Levent'in konuğa çok müdahale edip yeterince konuşturmadığını eleştiriyor. Husiler ve Yemen savaşı hakkında çeşitli görüşler dile getiriliyor; Husilere sempati duyanlar olduğu gibi İran ve Husilere karşı olmanın ABD ve İsrail'i desteklemek anlamına geldiğini söyleyenler var. Suudi Arabistan'ın Yemen'deki rolü ve Osmanlı geçmişi üzerine tartışmalar yapılıyor, Türkiye'nin bu savaşa dahil olmaması gerektiğini savunanlar çoğunlukta. Reza Talib'in İran hükümetine muhalif olduğu için tarafsızlığının sorgulandığı yorumlar da mevcut. Bazı izleyiciler yayında Umman'ın rolünün hiç konuşulmadığını belirtiyor. Çin'in Ortadoğu'da ekonomik ağırlığının arttığına dair yorumlar var. Yapay zekanın hızlı gelişimi ve tehlikeleri üzerine bir yorum dikkat çekiyor. Birkaç kişi kanalda hype puanı seçeneğinin görünmemesinden şikayet ediyor. Yayının uzun süre Hediye Levent'in konuşmasıyla geçtiğini ve konuğa geç söz verildiğini belirten olumsuz eleştiriler öne çıkıyor. Genel olarak yorumlar teşekkür, eleştiri, siyasi görüş ve konuyla ilgili ek bilgi talepleri etrafında yoğunlaşıyor.