İran

İran'daki Kürt siyasi ve silahlı hareketleri - 6 - Suikast yılları! Araştırmacı - Yazar Perwer Armed

19 Nis 2026

Yayın Özeti

Hediye Levent'in sunduğu programın bu bölümünde, araştırmacı yazar ve gazeteci Perwer Armed konuk oldu. Program, İran'daki Kürt siyasi ve silahlı hareketlerine dair serinin altıncı bölümü olarak gerçekleşti.

İlk olarak, Irak'ın Süleymaniye kentinde yaşanan ve bir kadın peşmergenin yaralı halde üç hastaneye kabul edilmemesi sonucu hayatını kaybetmesi olayı ele alındı. Bu olay, Kürt siyasi hareketleri arasındaki derin ayrılıklara ve İran'ın bölgedeki etkisine somut bir örnek olarak değerlendirildi. İran'ın, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi topraklarında faaliyet gösteren İranlı Kürt silahlı gruplara yönelik saldırılarının arttığı dönemde yaşanan bu olayın, İran'ın bölgedeki güçleri manipüle etme ve şantaj stratejisinin bir parçası olabileceği tartışıldı.

İran'daki Kürt hareketleri arasındaki ideolojik farklılıkların tarihsel kökenleri ve günümüzdeki yansımaları konuşuldu. Özellikle İran Kürdistan Demokrat Partisi (İKDP) ve Komele örgütleri arasındaki sağ-muhafazakar ve sol-marksist ayrımının, geçmişte ciddi iç çatışmalara ve İran rejiminin provokasyonlarına açık hale gelmelerine neden olduğu vurgulandı. İran rejiminin, Kürt hareketlerini birbirine düşürmek ve zayıflatmak için kasıtlı provokasyonlar düzenlediği, örneğin Mela Mustafa Barzani'nin cenazesine yapılan saygısızlığın büyük bir iç çatışmayı tetiklediği anlatıldı.

Programın ana odağı, İran İslam Cumhuriyeti'nin kuruluşundan itibaren, özellikle 1979-1992 yılları arasında, İranlı muhaliflere ve en çok da Kürt siyasi liderlerine yönelik gerçekleştirdiği suikastlerdi. Bu suikastlerin, rejimin ayakta kalma stratejisinin ve muhalefeti tasfiye etme politikasının bir parçası olduğu belirtildi.

Suikastler arasında en detaylı şekilde ele alınan, İKDP Genel Sekreteri Dr. Abdurrahman Kasımlu'nun 1989'da Viyana'da öldürülmesiydi. Bu suikastin, İran rejimi tarafından müzakere kisvesi altında planlanmış bir tuzak olduğu, Kasımlu'nun fikirlerinin ve diplomasiye verdiği önemin rejim için bir tehdit oluşturduğu ifade edildi. Kasımlu'nun, dört parçadaki Kürtler için konfederal bir yapı öneren, ileri görüşlü bir lider olduğunun altı çizildi.

Diğer hedef alınan isimler arasında, İran Komünist Partisi'nden Kovgas Gazera (Kıbrıs'ta), Komele hareketinden Sadık Kamanger (Irak'ta), Kürdistan Cumhuriyeti lideri Kadı Muhammed'in kızı İfat Gazi (İsveç'te, bombalı paketle), İKDP'den Ali Kaşkuri (Türkiye'de, Konya'da) ve sanatçı Faruk Farokhzad (Almanya'da) sayıldı. Bu suikastlerin çoğunun failinin yakalanmadığı veya yargılanmadığı, İran'ın rehin alma ve ekonomik şantaj gibi yöntemlerle Avrupa ülkelerini baskı altına aldığı aktarıldı.

1992'de Berlin'de gerçekleşen ve İKDP Genel Sekreteri Sadık Şerefkendi ile arkadaşlarını hedef alan Mikonos Restoranı suikastinin, bu zincirin son halkası olduğu ve ardından Avrupa'da bu tür eylemlerin büyük ölçüde durduğu belirtildi. Bu davada Almanya mahkemesinin, suikast emrinin en üst düzeyden (Ali Hamenei, Rafsancani gibi isimler) verildiğini tespit etmesine rağmen, siyasi ve ekonomik nedenlerle tam anlamıyla sonuç alınamadığı ifade edildi.

Programda, Kürt siyasi hareketlerinde ailelerin ve feodal yapıların etkisi de eleştirel bir şekilde tartışıldı. Mücadelenin belirli ailelerin tekelinden çıkıp, kitlesel ve demokratik bir niteliğe kavuşması gerektiği vurgulandı.

Konuk Perwer Armed, bu konuları detaylıca ele aldığı Mikonos Tuzağı adlı kitabını izleyicilere tavsiye etti. Program, izleyicilerden gelen soruların cevaplanması ve gelecek yayınlar için temennilerle sona erdi.

Youtube'ta aç

İzleyici yorumları

Bu yayın için izleyiciler toplamda 53 yorumda bulunmuş. 15507 defa izlenen yayın 796 kişi tarafından beğenilmiş.

Yorumlar genel olarak yayını beğenmiş, emekler için teşekkür etmiş ve çeşitli konularda görüş belirtmiştir. Bazı yorumlar nepotizm, ideolojik farklılıklar ve feodal yapı eleştirisi yaparken, bazıları İran rejimine ve Kürt hareketlerindeki iç çatışmalara dikkat çekmiştir. Ayrıca kitap temini, doğum günü kutlaması ve yayının devamı talebi gibi kişisel yorumlar da bulunmaktadır. Birkaç yorumda ise sert eleştiriler ve provokasyon suçlamaları yer almıştır.