Arap dünyası ne konuşuyor?

Türkiye göçmen deposuna mı dönüştü? Siyasetçi İlay Aksoy ile konuşuyoruz.

20 Haz 2023

Yayın Özeti

Hediye Levent'in sunduğu programda bu akşamki konuk, Suriye'de uzun süre çalışmış ve bölgeyi yakından tanıyan gazeteci İlay Aksoy oldu. Program, Türkiye'deki Suriyeli göçmenler meselesini enine boyuna ele aldı.

İlay Aksoy, konuya ilişkin görüşlerini açıklarken, 2011'de başlayan açık kapı politikasına ilk etapta itiraz ettiğini, ancak şu anki durumda geri dönüşün mümkün olmadığını belirtti. Aksoy, göçmenlerin Türkiye'de kalıcı hale geldiğini ve artık entegrasyonun mümkün olmadığını savundu. Göçmenlerin kendi içlerinde kapalı toplumlar oluşturduğunu, gettolara dönüşen mahallelerde yaşadıklarını ve Türk toplumuyla temas etmeden hayatlarını sürdürebildiklerini ifade etti.

Göçmenlerin demografik yapıyı değiştirdiğini ve milli güvenlik tehdidi oluşturduğunu vurgulayan Aksoy, özellikle vatandaşlık verilmesiyle birlikte siyasi iradeye ortak olma tehlikesine dikkat çekti. Suriyelilerin farklı profillerde olduğunu, aralarında suç işleyip kaçanların da bulunduğunu, bu durumun güvenlik sorunları yarattığını belirtti.

Sağlık sistemindeki istismarlara değinen Aksoy, ücretsiz ilaç dağıtımının nasıl suiistimal edildiğini ve bu ilaçların karaborsaya düştüğünü anlattı. Eğitim sistemindeki sorunlara da değinerek, Suriyeli çocukların kayıp bir nesil olma riski taşıdığını ve bunun ileride terör örgütleri için kadro kaynağı oluşturabileceğini ifade etti.

Kadın ve çocukların durumunun ayrı bir insani kriz olduğunu vurgulayan Aksoy, çok eşlilik, çocuk ticareti ve fuhuş sektörü gibi ciddi sorunların yaşandığını aktardı. STK'ların rolüne de değinerek, bazı STK'ların paralel bir devlet gibi çalıştığını ve göçmenlerin kalıcı olmasını teşvik ettiğini söyledi.

Çözüm önerisi olarak, Suriye ile Adana Mutabakatı çerçevesinde işbirliği yapılması, göçmenlerin kendi topraklarına dönmesi için planlama yapılması ve uluslararası toplumla ortak çalışmalar yürütülmesi gerektiğini belirtti. Aksoy, provokatif hesapların toplumu germemesi için sağduyulu olunması çağrısında bulundu.

Program, izleyicilerden gelen soruların yanıtlanması ve gelecek yayınlarda konunun diğer tarafının da ele alınacağının duyurulmasıyla sona erdi.

Youtube'ta aç

İzleyici yorumları

Bu yayın için izleyiciler toplamda 36 yorumda bulunmuş. 1557 defa izlenen yayın 142 kişi tarafından beğenilmiş.

Yorumların özeti:

- Bir kullanıcı, 25 milyon şeriatçı işgalciye yasa dışı vatandaşlık verildiğini, Erdoğan'ın demografik mühendislik yaparak Türkleri azınlık haline getirmeyi planladığını, AKP gidince tüm vatandaşlıkların iptal edilip işgalcilerin sınır dışı edilmesi gerektiğini savunuyor.

- Bir kullanıcı, programın bölüm başlıklarını zaman damgalarıyla listeleyerek içeriği özetlemiş.

- Bir kullanıcı, ABD ile işbirliği yapan Afganların Türkiye'de olduğunu, Suriyelilerin geri dönüşünde tapu kayıtlarının önemini, İsrail'in bu kayıtların olduğu binaları bombaladığını, 14 yaşında anne olan Suriyelileri, feminist derneklerin Suriyeli kadınlar konusunda sessiz kaldığını, Ukrayna savaşının buğday krizine yol açtığını, hibrit tohum sorununu, taşımalı eğitimin tarımdan kopardığını, meslek liselerinin yok edilmesini, gençlerin meslek liselerinden çıkarılmasını ve Suriyelilerin Esad'tan değil ŞD'ten kaçtığını belirtmiş.

- Bir kullanıcı, umutlanmamak gerektiğini, insanların yurtlarına döneceğini ve kurulan yapıların yıkılacağını söylemiş.

- Bir kullanıcı, ABD ve Rusya'nın Suriye savaşını kazandığını, Türkiye'nin 10 milyon Suriyeli kazandığını, ABD ve Fethullah Gülen'in Türkiye'de şeriat ve din devleti istediğini, ABD'nin 5 milyon Afganistanlıyı Türkiye'ye yolladığını iddia etmiş.

- Bir kullanıcı, İlay Aksoy'u sözde milliyetçi olmakla eleştirip, Liliane Maarouf'la iş birliğini sorgulamış.

- Bir kullanıcı, göçmenlerin entegre olmadığını, sayıları milyonları bulduğu için ülkeyi kendilerine entegre ettiklerini belirtmiş.

- Bir kullanıcı, programa 59 dakika dayanabildiğini, Vatikan dediği için kapattığını söylemiş.

- Bir kullanıcı, göçmen sorununun tespiti ve çözümünde konuğun bakış açısının işe yaramadığını, ABD'de polise küfür edilebildiğini, hukukun önemli olduğunu, konuğun insan haklarını anlamadığını, bağımsızlık savunmanın ulusalcılık olmadığını, göçmen sorununun insan hakları bağlamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiş.

- Bir kullanıcı, Akadların göçleriyle ilgili program yapılmasını talep etmiş.

- Bir kullanıcı, Belçika'da sosyal konutlarda yaşayıp Türkiye'de emlak zengini olan Türkleri, Almanya'da COVID dönemi devleti dolandıran Türkleri hatırlatmış, Türkiye'deki Suriyelilerle Almanya'daki Türklerin karşılaştırılmasını eleştirip, Türklerin de entegre olmadığını, sosyal devlet imkanlarını sömürdüklerini, tavuğu çamaşır suyuna batıran lokanta sahibinin açıklamayı Arapça yaptığını söylemiş.

- Bir kullanıcı, yayınların yüz binlerce izlenmesi gerektiğini, Hediye Hanım'a teşekkür edip yılmamasını söylemiş.

- Bir kullanıcı, elinize sağlık, bilgilendirici bir program olduğunu belirtmiş.

- Bir kullanıcı, Türkiye'nin Suriye'de proxy savaşı yürüttüğünü, Şam'da namaz kılacağını, başka ülkeleri emperyalizmle suçlarken kendisinin de aynısını yaptığını söylemiş.

- Bir kullanıcı, aynı şeyleri defalarca dinlediğini, aklına takılanları yazdığını belirtip şu noktalara değinmiş: Göçmen yerine sığınmacı teriminin kullanılması, NATO karşıtlığının milliyetçilik olmadığı, Almanya'nın misafir işçi mantığıyla entegrasyonu istemediği, göçmenlerin dışlanmasının onları siyasal İslamcılara ittiği, Almanya'nın göçmenler için ayırdığı bütçenin unutulduğu, zenginlere promosyon vatandaşlık verilmesinden bahsedilmediği, göçmenlere acil çalışma izni verilmesi gerektiği.

- Bir kullanıcı, sol cenahın romantizm peşinde olduğunu çünkü sığınmacıların henüz onların mahallelerine gelmediğini söylemiş.

- Bir kullanıcı, Hediye'nin bu kişiyi nasıl konuk aldığını anlayamadığını belirtmiş.

- Bir kullanıcı, yayının çok güzel ve yerinde olduğunu söylemiş.

- Bir kullanıcı, Demokrat Parti'den İlay Aksoy'un göçmen sorununda tek otorite olduğunu belirtmiş.

- Bir kullanıcı, AKP'yi iktidara getiren kesimin şimdi göçmenler yüzünden ağlayıp sızlandığını, memleketin yağmalandığını, göçmenlerin şantaj olarak kullanıldığını, asgari ücretin açlık sınırına getirildiğini, bu zulmün müsebbibinin milli yerli din tacirleri olduğunu söylemiş.