Arap dünyası ne konuşuyor?

Suriye'de isyan! Açlık devrimi mi geliyor?

15 Eyl 2026

Yayın Özeti

Yayın, Hediye Levent'in sunuculuğunda iki bölüm halinde gerçekleştirilmiştir. İlk bölümde Suriye'deki durum ele alınmış, ikinci bölümde ise Perwer Armed katılımıyla İran'daki genel grev çağrısına ilişkin gelişmeler aktarılacaktır.

Suriye'de birçok kentte artan fiyatlara karşı protestolar düzenlenmektedir. Bu protestolar, sıradan insanların slogan attıklarının çok ötesine geçmiştir. Protestolar ağırlıklı olarak Şam dışındaki kentlerde ortaya çıkmıştır. Görüntülerde yer alan kişiler Sünni Arap aşiretlerine mensuptur ve lastik yakarak, yol kapatarak eylem yapmaktadırlar. Bazı yerlerde güvenlik güçleriyle karşı karşıya gelme durumları da yaşanmıştır. Bu olaylar, %40 oranında yakıta zam kararının ardından gerçekleşmiştir.

Suriye'de zaten bir sosyal patlama bekleniyordu. İnsanlar açlıkla mücadele etmektedir. Bu son isyan dalgasına açlık devrimi adı verilmiştir. Görüntülerde insanlar insanlar aç, halk aç, millet aç diye bağırmaktadır.

Protestoların yaşandığı bölgeler arasında Deyrizor, Rakka, Maarat Numan, Hama kırsalı, İdlip ve Şam civarı bulunmaktadır. Maarat Numan, 2011'deki ayaklanma sürecine ilk katılan yerlerden biridir. İdlip'te Ahmet Şara'nın resmi yakılmış ve üstüne basılmıştır.

Protestoların siyasi bir sebebi bulunmamaktadır. Sokağa çıkanlar, mevcut yeni yönetime destek vermiş kesimlerdir. Diğer kesimler (azınlıklar, SDG yanlıları, Kürtler, Şam'daki Sünniler) seslerini çıkaramamaktadır çünkü sesini çıkaranlar tutuklanabilmekte, infaz edilebilmekte veya ortadan kaybolabilmektedir.

Gösterilerin bu bölgelerde yoğunlaşmasının sebepleri arasında: bu bölgelerin ağırlıklı olarak tarım üretimiyle uğraşması ve %40'lık yakıt zammının insanları ciddi etkilemesi; savaş döneminde bu bölgelerde yakıt fiyatlarının Şam'a göre daha düşük olması (çünkü bu bölgelere yaptırım uygulanmamıştı ve Erbil ile Irak ile ticaret yapılıyordu); bölgede çıkarılan petrolün savaş boyunca bölgenin ihtiyacı için kullanılması; kuraklık; savaş döneminde tarım arazilerinin ekilememesi, mühimmat artıkları, toprak kirliliği ve yangınlar yer almaktadır.

Suriye'de resmi olarak bir devlet ve ordu kurulmuş değildir. Yaptırımlar teknik olarak kaldırılmış gibi görünse de Senato henüz tam destek vermemiştir. Suriye'de sahada istikrar sağlanamamış, radikal gruplar kontrol altına alınamamıştır. Yatırım için zaman gerekmektedir.

Bir kısır döngü söz konusudur: Suriye'ye para girmediği sürece devlet kurulamıyor, devlet kurulamadığı sürece istikrar ortamı oluşmuyor, istikrar olmadığı sürece güvenlik sorunu devam ediyor ve bu nedenle Suriye'ye para girmiyor.

Mevcut Ahmet Şara yönetimi bir devlet kuracak kapasitede değildir. Bürokrasiden gelmemişlerdir. Sovyet tipi kamu kurumları, ordu eğitimi, ekonomik ilişkiler ve kanuni altyapının sıfırdan yeniden yapılması gerekmektedir. Türkiye dijital altyapı konusunda destek vermeye çalışmaktadır ancak bu da parayla olmaktadır. İsrail ile Türkiye arasında nüfuz mücadelesi vardır ve İsrail, Suriye'de tam unsurlarıyla bir devletin kurulmasını istememektedir.

Suriye'de 14 yıllık iç savaş sonrası ciddi ekonomik kriz zaten vardı. Binlerce dükkan ve iş yeri kapanmış, insanlar işsiz kalmıştır. 8 Aralık'ta Esad yönetimi devrilince Ahmet Şara yönetimi gelir gelmez devleti lağvetmiştir. Memurlar çıkarılmış, sadece hastaneler ve Sağlık Bakanlığı gibi birkaç zorunlu bakanlıkta sınırlı sayıda çalışan bırakılmıştır. İnsanlar kırsal bölgelere ve küçük kentlere gitmiş, bir süre idare etmiştir ancak tarımsal üretim için tohum, gübre, traktör parçası gibi malzemeler ve para gerekmektedir.

Ahmet Şara yönetimi Suriye içinde meşruiyet ve destek oluşturamamıştır. İnsanlar büyük ölçüde savaşın bitmesini istemiş ve ses çıkarmamıştır. Yönetim, Suudi Arabistan'dan 1 milyar dolar gelecek gibi vaatlerde bulunmuştur ancak bu nakit para olarak değil proje olarak verilmektedir. Projelerin hayata geçmesi için de istikrar gerekmektedir. Yönetim ayrıca petrol gelirlerinin eşit dağıtılacağı gibi vaatlerde bulunmuştur.

Güvenlik sorunu ciddi boyuttadır. Şam kırsalında insanlar evlerinde otururken silahlı kişiler eve girip güneş enerji panelini, televizyonu söküp götürebilmekte ve kimse hesap soramamaktadır. Yağma, talan, zorla senet imzalatma, iş yerlerine çökme gibi olaylar çok yaygındır çünkü devlet ve güvenlik kurumu yoktur. Parası olan da yatırım yapmamaktadır. Savaş döneminde Mısır'a ve Türkiye'ye fabrikalarını taşıyan zengin iş adamları geri dönememektedir çünkü eski yönetimle çalıştıkları gerekçesiyle korku vardır. Suriye'de sermayenin el değiştirmesiyle ilgili ciddi bir mücadele devam etmekte ve rüşvet başlamıştır.

İsyanların hiçbir siyasi karşılığı yoktur. SDG'nin dağılmasıyla ilgili yorumlar anlamlı değildir çünkü SDG de savaş dönemindeki avantajlarını koruyamayacaktı. Esad döneminde durumun daha iyi olduğuna dair yorumlar ise Esad geri gelsin anlamına gelmemektedir, sadece kıyaslama yapılmaktadır. Suriye'de Esad'ın geri gelmesi gibi ifadeler doğrudan suç sayılmaktadır.

Suriye sosyal patlamaya doğru gitmektedir ancak henüz sosyal patlama değildir. İnsanlar günde iki öğüne indirmiş, makarna ve bulgur yemektedir. Hastalar ilaç alamamakta, ölmeyi tercih etmektedir. Durum çok ciddidir ve Ahmet Şara yönetiminin bu konuda ciddi payı vardır.

Protestoların Şam'da değil de İdlip, Hama, Deyrizor civarında yoğunlaşmasının bir sebebi de Ahmet Şara yönetiminin elindeki güvenilir güvenlik birimlerinin sayısının yetersiz olmasıdır. Şam içine ve çevresine yetecek gücü vardır ancak bütün ülkeye yetmemektedir. Sert bir şekilde bastırılacağı düşünülmemektedir çünkü isyan eden kitle zaten destekçi kitledir. Ahmet Şara, ülke içinde meşruiyet devşiremediğinin farkındadır. Azınlıklar, Dürziler, Kürtler, sekülerler ve Sünnilerin büyük bir kısmı destek vermemektedir. Kendisine doğrudan destek verenleri karşısına alırsa ciddi sorun yaşayacağının farkındadır. Muhtemelen bölge ülkelerinden biri (Suudi Arabistan gibi) bir miktar para gönderecek ve Suriye'ye biraz nefes aldıracaktır. Kelkük-Banyas boru hattı çalışmaya başlamıştır ancak planlama doğru yapılamamaktadır ve gelen az miktarda para kötü kullanılmaktadır. Yolsuzluk almış başını gitmektedir.

Youtube'ta aç

İzleyici yorumları

Bu yayın için izleyiciler toplamda 71 yorumda bulunmuş. 28600 defa izlenen yayın 833 kişi tarafından beğenilmiş.

Yorumların bir kısmı Hediye Levent'e teşekkür ediyor ve yayını bilgilendirici, aydınlatıcı, açıklayıcı bulduğunu belirtiyor; emeklerinden dolayı minnet duyuluyor ve iyi yayınlar dileniyor. Bazı yorumcular Suriye'deki duruma dair görüşlerini paylaşıyor: Esad sonrası yönetimin de demokrasi getirmediği, İslamcı yönetimlerin huzur ve refah sağlamadığı, ülkenin daha kötüye gittiği, halkın zaten zor durumda olduğu ve yeni yönetimin de kalıcı olamayabileceği ifade ediliyor. Ekonomik kriz, enflasyon oranları ve geçim sıkıntısı vurgulanıyor. Bazı yorumlar ABD, İsrail ve dış güçlerin Suriye'yi istikrarsızlaştırdığını, yaptırımların etkili olduğunu belirtiyor. Türkiye'deki iktidar ve politikalar eleştiriliyor, İsrail ile ilişkiler sorgulanıyor. Yayıncıya yönelik eleştirel ve suçlayıcı yorumlar da var: Siyonistlerden para aldığı, İran ağzıyla konuştuğu, Şii tetikçisi olduğu iddia ediliyor. Suriye'deki protestoların siyasi ve ekonomik sebeplerine, katılımcı profiline, devlet kurulamamasına, güvenlik sorununa ve muhtemel gelişmelere değinildiği anlaşılıyor. Tarihi referanslar veriliyor: Maarratü'n-Numan'da Haçlıların katliam ve yamyamlık yaptığı hatırlatılıyor. Yayıncının sigarayı bırakması ve yürüyüş yapması öneriliyor. Kedilerle ilgili bir yorumda yayıncının merhametli olduğu söyleniyor. Bazı yorumcular Suriye halkının çektiği zorluklara şahit olduklarını belirtiyor ve umarız rahat ederler deniyor. İran'da genel grev çağrısına değiniliyor. Yorumlarda ayrıca Beter olsunlar, Sosyal patlamayı hak ediyorlar gibi ifadelerle mevcut durumdan memnuniyetsizlik dile getiriliyor.