Hediye Levent ve konuğu Mehmet Akif Koç, Ortadoğu'nun Dönüm Noktaları alt serisinin 11. bölümünde Arap-İsrail meselesini ele aldı. Program, meselenin terminolojik tartışmalarıyla başladı; Filistin Sorunu yerine İsrail Sorunu veya Arap-İsrail İhtilafı tanımlarının daha doğru olabileceği vurgulandı. Tarihsel arka planda Balfour Deklarasyonu, İngiliz manda yönetimi ve Siyonizm'in yükselişi detaylandırıldı.
Filistinliler toprak sattı iddiası dört başlıkta incelendi: satılan toprakların oranının %1'i geçmediği, bazı toprakların Yahudilere değil aracılara satıldığı, Osmanlı döneminde satışların nadir olduğu ve İngilizlerin kamu arazilerini tahsis ettiği belirtildi. 1948 savaşı, Filistinlilerin iç bölünmüşlüğü ve İsrail'in kuruluş sürecindeki askeri başarıları bağlamında değerlendirildi.
İntifadalar, Oslo Süreci ve Hamas'ın yükselişi analiz edildi. 7 Ekim saldırısına giden süreçte Gazze'deki insani kriz, abluka koşulları ve Hamas'ın stratejik hesapları irdelendi. Saldırının İran emriyle değil, Gazze'deki askeri kanat tarafından planlandığı vurgulandı. Güncel ateşkes görüşmeleri ve gelecek senaryoları değerlendirildi; iki devletli çözümün artık mümkün görünmediği, tek devletli çözüm veya eşit vatandaşlık tartışmalarının öne çıktığı ifade edildi.
Program, İsrail siyasetinin sağa kayışı, Filistin devleti kurmanın dört dinamik açıdan (ülkesel bütünlük, nüfus, kurumlar, uluslararası tanınma) zorlukları ve bölgesel dengeler üzerine yapılan değerlendirmelerle sona erdi. Son bölümlerde Suriye ve İran'ın ele alınacağı duyuruldu.
Bu yayın için izleyiciler toplamda 25 yorumda bulunmuş. 4781 defa izlenen yayın 345 kişi tarafından beğenilmiş.
Yorumların özeti şu şekildedir:
İzleyiciler, Hediye Levent ve konuk Mehmet Ali Koç'a (bazı yorumlarda Mehmet Akif Koç olarak geçiyor) bilgilendirici içerikleri için teşekkür ve takdirlerini sunuyor. Programın uzunluğuna rağmen akıcı, keyifli ve öğretici bulunduğu, özellikle son bölümlerin değerli olduğu belirtiliyor. Konuğun bilgisi ve objektif bakış açısı övülüyor.
Bununla birlikte, bazı izleyiciler programdaki Filistinliler toprak sattı iddiasına ve bu bağlamda kullanılan namuslu tarihçilik gibi ifadelere itiraz ediyor. Bu yorumlarda, satılan toprak miktarının küçümsenmemesi gerektiği ve Türkiye'deki benzer durumlardan ders çıkarılması gerektiği vurgulanıyor. Ayrıca, Filistinli tanımı ve konunun ele alınış biçimiyle ilgili sorular soruluyor.
Teknik bir yorumda programın zaman çizelgesi paylaşılıyor. Birkaç mizahi yorum da bulunuyor.