93 Harbi, büyük göç ve Osmanlı Devleti! Birol Başkan ve Candan Badem ile konuşuyoruz.
23 Haz 2026
Yayın Özeti
Hediye Levent'in sunuculuğundaki yayında konuklar Candan Badem ve Birol Başkan ile Osmanlı modernleşmesi, aydınlanması ve reform hareketleri kapsamında 93 Harbi (1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı) ele alınıyor. Yayının ana odağı, savaşın sebepleri, sonuçları ve özellikle yarattığı büyük göç dalgaları (muhacirlik) üzerinedir.
Candan Badem, 19. yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı toplumunu en çok etkileyen olgunun muhacirlik olduğunu belirtiyor. Osmanlı'nın hem ekonomik (boş toprakları vergi ödeyecek çiftçilerle doldurmak) hem de ideolojik (İslam dünyasının halifesi olma misyonu) nedenlerle Müslüman göçmenleri davet ettiğini, ancak devletin imkanlarının bu kadar büyük bir kitlenin yerleştirilmesine yeterli olmadığını ifade ediyor.
Göç edenler arasında sınıfsal bir ayrışma olduğu, özellikle Çerkez ve Abhaz feodallerinin köleleriyle birlikte gelerek Osmanlı'da gerilim yarattığı anlatılıyor. Muhacirlerin bir kısmının, Balkanlar'da başıbozuk olarak kullanıldığı ve Bulgar ayaklanmasının bastırılmasında sivil halka zulmettikleri, bunun da Avrupa kamuoyunun Osmanlı aleyhine dönmesine neden olduğu vurgulanıyor.
Doğu cephesinde de benzer şiddet olaylarının yaşandığı, başıbozukların ve ordunun sivil Ermeni halka zulmettiği belirtiliyor. Bu durumun, 93 Harbi sonrası Berlin Antlaşması'nın 61. maddesiyle Ermenilerin ilk kez uluslararası bir anlaşmaya girmesine yol açtığı ifade ediliyor.
Savaştaki yenilginin en önemli nedenlerinden biri olarak II. Abdülhamit'in savaş yönetimi gösteriliyor. Abdülhamit'in paranoyak ve müstebit yapısı, telgraf aracılığıyla komuta kademesine müdahale ederek kaos yaratması, jurnalciliği teşvik etmesi ve liyakati zedelemesi eleştiriliyor. Bununla birlikte, Abdülhamit dönemindeki modernleşme hamlelerinin (okul açma, telgraf kullanımı) aslında dönemin teknolojik ve siyasi şartlarının bir dayatması olduğu, kişisel bir başarı olarak görülmemesi gerektiği savunuluyor.
Yayının ilerleyen bölümlerinde, muhacir akınının Anadolu'nun etnik ve dini yapısını nasıl dönüştürdüğü tartışılıyor. Anadolu'nun Müslümanlaşması ve Türkleşmesinin hızlandığı, bu sürecin İttihatçılar ve Cumhuriyet döneminde de devam ettiği belirtiliyor. Candan Badem, Ermenilerin ve Rumların Anadolu'dan ayrılmasının ülkeyi çoraklaştırdığını, çünkü bu toplulukların bilgi birikimi ve dünyayla bağları açısından daha ileri olduğunu ifade ediyor.
Soru-cevap bölümünde, Ermeni meselesinde dış mihrak söylemi eleştiriliyor ve Rusya'nın da Ermeni milliyetçiliğini bir tehdit olarak gördüğü belirtiliyor. Osmanlı'nın gayrimüslimleri yönetime katma konusunda Rusya'dan daha geri olduğu vurgulanıyor. Program, resmi tarih söyleminin dışına çıkmanın ve tarihe materyalist bir perspektiften bakmanın önemi vurgulanarak sonlandırılıyor. Gelecek hafta aynı konunun daha kapsamlı bir şekilde ele alınacağı duyuruluyor.
Birol Baskan, 2006 yılında Northwestern Üniversitesi'nden siyaset bilimi alanında doktora derecesi aldı ve 2010-2018 yılları arasında Katar'daki Georgetown Üniversitesi Dışişleri Okulu'nda, 2007-2010 yılları arasında Katar Üniversitesi'nde ve 2006-2007 yılları arasında New York-Fredonia Eyalet Üniversitesi'nde ders verdi. Daha önce MEI'nin Türkiye Programı'nda Yerleşik Olmayan Akademisyen olarak çalıştı. Araştırmaları, dinin ve dini aktörlerin Orta Doğu'da ve Fars/Arap Körfezi'nin uluslararası siyasetinde ve Türk dış politikasında siyasi düzeni oluşturma, sürdürme, baltalama ve yok etmedeki rollerini ele alıyor. Baskan, Orta Doğu'nun Karmakarışık Jeopolitiğinde Türkiye ve Katar (Palgrave, 2016) ve Dini İmparatorluklardan Laik Devletlere (Routledge, 2014) kitaplarının yazarı ve Arap Körfez Devletleri'nde Devlet-Toplum İlişkileri'nin (Gerlach, 2014) ortak editörüdür.
Baskan şu anda geçici başlığı Between Jurists and Preachers: State-Religion Relations in the Gulf olan üçüncü el yazması üzerinde çalışmaktadır. Ayrıca Akademik Ortadogu; Arab Studies Quarterly; Comparative Political Studies, HAWWA: the Journal of Women in the Middle East and the Islamic World; Insight Turkey; Islam and Christian-Muslim Relations; The Muslim World, Politics and Religion; Turkish Studies ve Turkish Yearbook of International Politics gibi dergilerde bir dizi akademik makale yayınlamıştır.
Doç. Dr. Candan Badem
Doç. Dr. Candan Badem
Kişisel Bilgiler
Doğum Yılı ve Yeri: 1970, Kars, Ardahan, Hanak, Vardosan köyü
Nüfusa Kayıtlı Olduğu Köy: Börk köyü
Aile Durumu: Evli, bir çocuk babası (Ekim)
Eğitim Hayatı
Lisans (1992): Boğaziçi Üniversitesi, İşletme Bölümü
Yüksek Lisans (2001): Birmingham Üniversitesi, Rusya ve Doğu Avrupa Çalışmaları Merkezi
Doktora (2007): Sabancı Üniversitesi, Tarih Doktora Programı
Akademik Kariyer
Doçentlik (Eylül 2014): Doçent unvanını kazandı.
Öğretim Üyeliği: Munzur Üniversitesi Tarih Bölümü'nde öğretim üyesi olarak görev yaptı.
İhraç (1 Eylül 2016): 672 sayılı KHK ile kamu görevinden ihraç edildi. (Barış İçin Akademisyenler bildirisine imza attığı için)
Mevcut Statü: New York Üniversitesi bünyesindeki Scholars at Risk (SAR) ağı tarafından tanınan bir "Risk Altındaki Akademisyen" (Scholar at Risk).
Çalışma Hayatı ve Araştırmalar
Kazakistan Dönemi (1995-2000): Çeşitli şirketlerde çalıştı.
Arşiv Araştırmaları: Ermenistan Ulusal Arşivi’ne Türkiye’den gidip araştırma yapan ilk Türk akademik tarihçi oldu (2009). Ayrıca Türkiye, Rusya, Gürcistan, Azerbaycan, İsveç, İngiltere ve Almanya devlet arşivlerinde araştırmalar yaptı.
Uzmanlık Alanları: 19. ve 20. yüzyıllarda Osmanlı-Rus savaşları, Osmanlı-Rus sınır bölgeleri, Güney Kafkasya, Kırım Savaşı, Çarlık yönetiminde Kars, Ardahan, Artvin.
Başlıca Yayınları
Türk-Ermeni Sorunu Bibliyografyası (Aras Yayıncılık, 2007)
The Ottoman Crimean War (1853-1856) (Brill, 2010) - İngilizce doktora tezi
Kırım Savaşı ve Osmanlılar (Türkiye İş Bankası Yayınları, 2017) - Türkçe doktora tezi
Çarlık Yönetiminde Kars, Ardahan, Artvin 1878-1918 (Aras, 2018; gözden geçirilmiş ve genişletilmiş baskı, 2021)
The Construction of Tiflis-Aleksandropol-Kars Railway (1895-1899) (Sonya Mirzoyan ile ortak yazar)
Routledge Handbook of the Crimean War (ed., 2022)
Русско-Турецкая война 1828-1829 гг. (1828-1829 Rus-Türk Savaşı) (2019)
SSCB tarihi ve Rusya üzerine çeşitli makaleler.
Yabancı Diller
Çok İyi Düzeyde: Osmanlıca, Rusça, İngilizce
Orta Düzeyde: Ermenice, Almanca, Zazaca, Kurmanci
İzleyici yorumları
Bu yayın için izleyiciler toplamda 39 yorumda bulunmuş. 4286 defa izlenen yayın 312 kişi tarafından beğenilmiş.
Yorumların özeti şu şekildedir:
- Birçok izleyici, Candan Badem'in Rusya'yı aşırı olumlu, Osmanlı'yı ise aşırı olumsuz bir perspektifle sunduğunu, bu nedenle tarihsel yorumlarının ideolojik ve tek taraflı olduğunu belirtmiş.
- Ermeni nüfusu ve tehcir konusunda, bazı yorumcular Osmanlı'nın Ermenilere yönelik tutumunu savunurken, bazıları da Ermeni kayıplarının abartıldığını, ancak Türk ve Müslüman halklara yönelik katliamların görmezden gelindiğini ifade etmiş.
- 93 Harbi ve II. Abdülhamid'in rolü üzerine tartışmalar yapılmış; yenilginin tek bir kişiye bağlanamayacağı, dönemin yapısal koşullarının göz önünde bulundurulması gerektiği vurgulanmış.
- Programın içeriği ve konukların anlatımı genel olarak takdir edilmiş, ancak bazı izleyiciler Candan Badem'in üslubunu ve Rusya'ya olan hayranlığını eleştirmiş.
- Bazı yorumcular, Anadolu'nun Türkleşmesini olumlu bir gelişme olarak değerlendirirken, azınlıkların ayrılmasının ekonomik ve sosyal kayıplara yol açtığını savunanlar da olmuş.
- Teknik olarak, videodaki şapırtı sesi ve Hediye Levent'in programı yönetme biçimi bazı izleyiciler tarafından rahatsız edici bulunmuş.
- İzleyiciler, gelecek bölümlerde Orta Asya Türkleri, Ermeni reformları, muhacirlerin uyumu gibi konuların daha detaylı ele alınmasını talep etmiş.
- Bazı yorumcular, tarihsel olayların resmi söylem dışındaki kaynaklardan öğrenilmesi gerektiğini belirterek programı bu açıdan faydalı bulmuş.
93 Harbi, büyük göç ve Osmanlı Devleti! Birol Başkan ve Candan Badem ile konuşuyoruz.
Kırım savaşı Osmanlı Devleti'nin kaderini nasıl etkiledi? Doç. Dr. Candan Badem ile konuşuyoruz.
Osmanlı'da reformlar! Kırım savaşı neden kırılma eşiği oldu? Doç. Dr. Candan Badem ile konuşuyoruz